Oğlan evine gitmek üzere kız evinden ata bindirilerek alınmış gelin
İcikler'in Kızılca mahallesinden bir görünüş
İcikler'de hacılar kutsal yolculuğa bütün köylüler tarafından köy meydanından uğurlanırken görülüyor
İcikler'in en yaşlı annesi Asiye AYAZ 100 yaşındadır. Kurtuluş savaşını yaşamış ve o günleri büyük bir heyecanla hala anlatmaktadır. O günleri Allah'ın bir daha bu millete yaşatmaması için dua etmektedir.Aklen ve bedenen sağlıklı olan annemize nice sağlıklı uzun ömürler diliyoruz.
İcikler'li büyüklerimizden "ALİ ÇAVUŞ" lakaplı Ali Doğan abimiz. (Foto: Mustafa Çatal)
İcikler'de küçük çocuklar için çeşitli madeni para, gümüş ve altın takılarla yapılmış yelek şeklindeki bir CINGIL
görülüyor. (Eser:Fadime Sarıçay)
İcikler'de genç kızlar oğlan evine "YÂLIK"
götürüyor
İcikler'li birçok vatandaşımızın okuduğu yıkılan tarihi ilk okul görülüyor.İnsan diyor ki bu tarihi okul yıkılmasaydı da burada okuyan İciklerliler çocukken okuduğu günleri tekrar hatırlasa mıydı?(Foto:İbrahim Uysal)
İcikler'in tarihi Sidas stadyumundan bir kesit
Bu sitemizi İcikler'in tarihi ve kültürel değerlerini, gelenek ve göreneklerini,
sosyal ve ekonomik durumunu bütün dünyaya tanıtmak, İcikler’le ilgili görüş ve
düşünceleri olanlardan faydalanmak, İcikler halkını dünyayla tanıştırmak,
İcikler’den daha önce göç etmiş vatandaşlarımızla internet kanalıyla da olsa
iletişim kurmak, onlarla tanışmak ve kaynaşmak amacıyla açtık.
Bize her türlü bilgi, belge, düşünce ve fikir bakımından yardımcı
olmak isteyen bütün vatandaşlarımıza şimdiden teşekkürlerimizi arzediyoruz.
Bütün İnternet severleri sitemizi
ziyaret etmeye davet ediyoruz. Ayrıca İcikler’in doğal ve tarihi yerlerini ilk
fırsatta görmeleri için yöremize gidip görmelerini tavsiye ediyoruz.
Bütün insanlığa selâm olsun.
BÜYÜK DÜŞÜNENLER
Büyük ülke olmanın temelinde büyük düşünceler yatar.
Bir başka ifadeyle büyük düşünenlerin ülkesi de büyüktür.
Dünyanın gelişim ve değişimini yönlendirenler bunlardır.
Gelişmeleri geriden takip edenler ise her zaman uydu olanlardır.
Bunlar mutlaka birilerinin çevresinde kelebek durumundadırlar.
Uyduluktan ve yönlendirilmekten kurtulmak, büyük düşünmekle olur.
Ülkelerin gelişmişliği fikir ve düşünce üreten insan sayısıyla orantılıdır.
Bu günkü gelişmiş ülkeleri bir gözden geçirin.
Hepsinde küresel çapta düşünce üreten kişi, kurum ve kuruluşları görürsünüz.
Bunların görevi ülkelerinin geleceğiyle ilgili düşünce bazında projeler üretmektir.
Bunlar gizemli kuruluşlar değildir, istisnaları dışında.
Ülkemizde de son günlerde bir Encümen-i
Daniş’dir(Danışma Meclisi) gidiyor.
Nedir ne değildir üzerinde tartışmalar devam ediyor.
Neyin ve kimin adına ne yaparlar o da belli değildir.
Adına baktığımızda bir danışma kuruluşunu ifade ediyor.
Hâlbuki danışma meclisleri resmi bir yapıya sahiptir.
Burada böyle bir şey de görülmüyor.
Üyeleri ise bir düşünce kuruluşu olduklarını iddia ediyor.
Ama hangi alanda düşünde ürettikleri de bu güne kadar bilinmiyor.
Böyle bir oluşumun varlığından sınırlı sayıdaki insan haberdar.
Çünkü kime ve hangi konuda danışmanlık yaptıkları toplumumuzun meçhulüdür.
Varlığından ve işlevinden büyük toplum kesimlerinin haberi bile yoktur.
Kuruluşunun 1852 yılına dayanmasına rağmen.
Grubun amacının net olarak bilinmemesi, gizemini daha da artırmaktadır.
Düşünce kuruluşları her türlü düşünceden faydalanırlar.
Her türlü etkili kişi ve kuruluşların fikirlerine kapı açarlar.
Aksi görüş ve düşünceleri ortaya koyanlara fırsat tanırlar.
Hatta kendi ülkeleri aleyhine çalışanların bile düşüncelerini alırlar.
Bunlara karşı alınacak tedbirler konusunda fikir üretirler.
Ürettikleri fikir ve projeleri ülke stratejilerini hazırlayanlara sunarlar.
Burada ise her şeyin kapalı kapılar arkasında kaldığı anlaşılıyor.
Küresel güç olmanın yolu küresel çapta düşünce üretmekten geçer.
Mahalli üretilen projeler mahalli kalmaya mahkûmdur.
Ülkemizin de Ortadoğu, Balkanlar, Avrasya, Uzak doğu vb. bölgelerle ilgili projeler üreten düşünce kuruluşlarına ihtiyacı vardır.
Kısacası Türkiye’nin dünyanın her
bölgesi ve ülkesiyle ilgili ekonomik, politik, sosyal vb. konularda düşünce
üretecek mekanizmaları olmalıdır.
Böyle kuruluşlar ekonomik yönden de devletçe desteklenmelidir.
Böylece her alandaki politikalar oluşturulurken buralarda üretilen fikir ve düşünceler önemli bir veri tabanı oluşturacaktır.
(Bu makale 26 ocak 2009 tarihinde Politika gazetesinde yayınlanmıştır.)
Yazarın Tüm Yazıları
İCİKLER sitesi aşağıdaki adresten de yayın yapmaktadır.